Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu

ANAYASA GÜNCEL NOTLAR 4

10.10.2018
158
A+
A-

 

 

          OSMANLI  İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL GELİŞMELER

 

Mutlak bir monarşi olan Osmanlı İmparatorluğu’nda anayasal gelişmeler 19. yüzyılın başında başlamıştır.Söz konusu gelişmeler ilk Osmanlı Anayasası’nın doğumunu hazırlamıştır.Anayasa hukukumuz açısından Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılında cereyan eden önemli anayasal gelişmeler ve olaylar şunlardır:

*Sened-i İttifak

*Tanzimat Fermanı

*Islahat Fermanı

                                         SENED-İ İTTİFAK (1808)

Dönemin Padişahı 2. Mahmut, sadrazamı ise eski bir ayan olan Alemdar Mustafa Paşadır.Söz konusu dönemde ,ayan ve hanedanlar yerel bir güç olarak taşrayı paylaşmışlardır.Merkezi otorite zayıflamıştır.Alemdar Mustafa Paşa’nın öncülüğü ile merkezi otoriteyi sağlamak için merkezi hükümet ve ayanlar arasında Sened-i İttifak adı verilen belge imzalanmıştır.

HÜKÜMLERİ

MERKEZİN YARARINA OLAN HÜKÜMLER

*Padişah ve devlet otoritesine herkesin boyun eğmesi

*Padişah buyruklarının ve yasaklarının sadrazamdan  geçmesi

*Vergi ve asker toplanılmasına ,karışıklıkların önlenmesine hanedan ve ayanların yardım etmesi

*Ayanların kendi toprakları dışına müdahale etmemesi

AYANLARIN YARARINA OLAN HÜKÜMLER

*Sadrazamın keyfi eylemlerinin önlenmesi

*Suçu olmayan ayana ceza verilmemesi

*Büyük ayanların yönetim ve etki alanlarının korunması

HALKIN YARARINA OLAN HÜKÜMLER

*Yoksulların ve reayanın korunması

*Vergilerin ölçülü olup ezici olmaması

*Asayişe dikkat edilip zulmedilmemesi

*Soruşturma yapılmadan ceza verilmemesi

ÖZELLİKLERİ

*Sened-i ittifak bir anayasa deği,ancak ilk anayasal belgedir.Şekli anlamda olmasa da maddi anlamda anayasa niteliği taşımaktadır.

*Sözleşme niteliğinde bir belgedir

*Kralın yetkilerinin sınırlandırıldığı 1215 tarihli İngiliz Magna Carta’sına benzetilmektedir.

*Hükümlerine uyulmadığında herhangi bir yaptırım öngörmemiş,nitekim merkezi otorite güçlendiğinde Sened-i İttifak uygulamadan kaldırılmıştır.

                       TANZİMAT FERMANI(1839)

Hariciye Nazırı Koca Mustafa Reşit Paşa tarafından hazırlanmış ve 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkında padişah Abdülmecid adına okunmuştur.

1839 Tanzimat Fermanı ilanından,1876 Kanuni Esasi ilanına kadar olan döneme Tanzimat Dönemi denir.Tanzimat Dönemi ile Tanzimat Fermanı farklı kavramlardır.

Osmanlı-Türk anayasa hukuku tarihindeki sistematik ve düzenli olmasa da ilk ^Halklar Beyannamesi^ olarak kabul edilen Tanzimat Fermanında yer alan hükümler,devlet yönetimi ile hak ve dokunulmazlıklarla ilgili olanlar olmak üzere iki grupta toplananbilir.

HÜKÜMLERİ

DEVLET YÖNETİMİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

*Kamusal alan yeni yasalarla düzenlenecek,yasalar onu yapanları da bağlayacaktır.

*Din ayrımı gözetmeksizin devlet tüm uyruklarına eşit davranacak,eşit haklar tanıyacaktır.

*Devlet harcamaları denetlenecektir.

HAK VE DOKUNULMAZLIKLAR İLE İLGİLİ HÜKÜMLER

*Irz,can,mal güvenliğinin sağlanması

*Herkesten ancak emlak ve kazancına göre vergi alınması ve vergide adaletin sağlanması

*Yasalar karşısında herkesin eşit olması

*Askerlik hizmetinin ve vergilemenin adil ve eşit olarak yeniden düzenlenmesi

*Kanunsuz suçlamam ve cezalandırmama,yargılamanın mahkemelerce yapılması ve duruşmaların açık olması

ÖZELLİKLERİ

*Fermanla,çıkarılacak yasaları hazırlama görevi artık ^Meclis-i Ahkam-ı Adliye^ adlı kurula verilmiştir.Yasama organının tohumları atılmıştır.Ancak yasaları yine padişah onaylıyacaktır.

*Tanzimat Fermanı padişah buyruğudur.Padişah yetkilerini ilk kez isteyerek  kısıtlamıştır.

*Anayasa değil,Anayasal bir belgedir.

*Eşitlik konusunda ilk esasları getirmiştir.

*Padişah Abdülmecid fermanda yer alan ilkelere uyacağına dair yemin etmiştir.Ancak uymadığında denetleyecek bir mekanizma yoktur.

TANZİMAT DÖNEMİNDE AÇILAN MECLİSLER

Tanzimat Fermanı dışında ,Tanzimat Döneminde pek çok alanda pek çok yasa çıkarılmış .mahkemeler ve meclisler oluşturulmuştur.

1)Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye:1837 yılında 2. Mahmut tarafından kurulmuştur.Yönetim işlerinde danışmanlık yapma ,memurların yargılanması gibi görevleri vardır.Tanzimat’tan sonrada yasa hazırlamada parlamento usullerini uygulayan bir meclistir.

2)Meclis-i Ahkam-ı Adliye :1861 yılında Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye adı ile açılmıştır.1868’de ikiye ayrılmıştır;

*Şuray-ı Devlet(Danıştay)

*Divan-ı Ahkam-ı Adliye(Yargıtay)

3)Meclis-i Vükela: Sonraki adı Heyet-i Vükela olmuştur.Tanzimat Döneminde Divan’ın yerini almıştır.Bugünkü deyimiyle bakanlar kuruludur.

                                      ISLAHAT FERMANI(1856)

Kırım Savaşı sonrası ,1856 yılında Paris Konferansı öncesi Sadrazam Mehmed Emin Ali Paşa tarafından hazırlanıp Abdülmecid tarafından ısdar edilmiştir.

HÜKÜMLERİ

*Gayri Müslimlere devlet memuru olabilme,askerlik yapabilme ya da bedelli askerlikten yararlanabilme,askeri ve mülki bütün okullara girebilme ,ibadet yeri açabilme, eyalet ve meclislerinde ve Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’de temsil edilebilme,gayrimenkul edinebilme hakkı tanınmıştır.

*Yine, gayrı müslimlerin dini yönden hor görülmemelerive eşit muameleye tabi olmaları hüküm altına alınmış,vergide eşit hükümlere tabi olmalarına imkan tanınmış,kendilerine ekonomik kolaylıklar sağlanmıştır.

ÖZELLİKLERİ

*Bazı ilavelerle Tanazimat Fermanının tekrarı şeklindedir.

*Müslüman halka bir yenilik getirmemiş,gayri müslimlerin hakları genişletilmiştir.Amaç ,müslim – gayri müslim eşitliğini sağlamaktır.

 

 

 KANUNİ ESASİ (1876) VE 1. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

KANUNİ ESASİNİN HAZIRLANIŞI VE KABULÜ

1876 Kanuni Esasinin ilanı ile başlayıp, 1878 Meclis-i Umuminin tatil edilmesine kadar olan döneme 1. Meşrutiyet Dönemi denir.Bu dönem Osmanlı Devletinin anayasalı ve meclisli dönemidir.Padişah ,Devleti anayasa hükümlerine göre yönetecek ve yönetirken de kendisi yegane erk olmayıp bu erki paylaşan bir de meclis olacaktır.Ne var ki ,Kanuni Esasi ile mutlak bir monarşi olan Osmanlı İmparatorluğunda anayasal-sınırlı monarşiye geçildiğini iddia etmek güçtür.

Dönemin padişahı 2. Abdülhamit,Mithat Paşa ile yaptığı anlaşma  sonucunda tahta meşrutiyeti ilan etme koşulu ile çıkarılmıştır.

Sadrazam Mİthat Paşanın yönlendirdiği ,padişah tarafından oluşturulan komisyonca Fransa ,Belçika,Polonya ve Prusya Anayasaları taslak olarak alınmak suretiyle hazırlanan İLK ANAYASA olan Kanuni Esasi 23 Aralık 1876 tarihinde Abdülhamit tarafından onaylanıp ilan edilmiştir.

TEMEL HÜKÜMLER

-Devlet-i Osmaniye ülkesiyle bölünmez bir bütündür.(üniter devlet)

-Başkenti İstanbul’dur.

-Saltanat ve hilafet hakkı Osmanlı soyuna ve en büyük evlada aittir.

-Padişah sorumsuz ve kutsaldır.

-Devletin dini İslam’dır.Yasalar dini emirlere aykırı olamaz.Şeriye mahkemeleri vardır.Padişah halifedir.Şeyhülislam hükümette yer alır.

-Padişah şeriyat hükümlerini yürütür.

-Devletin resmi dili Türkçe’dir.

***Resmi dilin Türkçe olduğu ilk kez Kanuni Esasi ile hüküm altına alınmıştır.

TEMEL ORGANLAR

YASAMA ORGANI

-Osmanlı Devletinin ilk yasama organı ,1877 yılında açılan Meclis-i Umumi olup 2 meclisli bir yapı oluşturulmuştur.

1)Heyet-i Ayan:Batıdaki muadilleri bir çeşit senato ya da Lordlar Kamarası olan Heyet-i Ayan devlette üst düzey kadrolarda başarışlı ve 40 yaşını doldurmuş kimseler arasından ömür boyu Padişah tarafından atanır.Sayısı Heyet-i Mebusanın 1/3’ünü geçemez.

2)Heyet-i Mebusan:Her 50.000 erkek nüfus için 4 yıl için seçilen mebuslardan oluşur.

-İlk kez ^Milletin Temsili^ ilkesi düzenlenmiştir.Bu ilke tüm anayasalarımızda yer alır.Mebuslar sadece kendilerini seçenleri değil ,tüm Osmanlı Devletinin vekilidir.

-İlk kez mebus seçilebilme koşulları düzenlenmiştir.

-İlk kez mebusların yasama dokunulmazlığı düzenlenmiştir.

-İlk kez mebusların ant içmesi düzenlenmiştir.

YASA YAPMA

Meclisler,ancak kendi görev alanını ilgilendiren konularda yasa teklifinde bulunabilirler.Ancak Bakanlar Kurulu her konuda yasa önerebilir.Yasa teklifi için önce padişahtan izin alınır.Yasa ,meclislerde görüşüldükten sonra en son padişaha gelir.Ancak padişahın mutlak veto yetkisi vardır.

İLK SEÇİMLER

Osmanlı-Türk siyasal ve idari tarihinde yapılan ilk seçim olan 1877 seçimlerinin temel özellikleri:

-Mebuslar iki dereceli sisteme göre seçilmiştir.(Tek dereceli sisteme ilk kez 1946 yılında geçilecektir.)

-Mecliste farklı din ve milletten gelen mebuslarda vardır.Kadınlar yoktur zira kadınların o dönemde seçme ve seçilme hakkı yoktur.

-Yapılan seçimlerde siyasi partiler yoktur,adaylar bağımsızdır.

-Genel oy esası yoktur,sınırlı oy esası vardır.Yalnız erkekler oy kullanmıştır.Onlarda servete ve vergiye bağlı olarak kullanmıştır.

-Gizli oy esası vardır.

YÜRÜTME ORGANI

Padişah ve hükümetten oluşur yani iki başlıdır.

1)PADİŞAH:

-Sorumsuz ve kutsaldır.

-Yürütme organının başıdır hatta kendisidir.

-Meclis-i Umuminin toplanmasına,tatiline,gerektiğinde feshine karar verir.

-Bir polis soruşturmasıyla hükümetin emniyetini ihlal ettiği tespit olunan kişileri sürgüne yollayabilir.(md.113)

-Cezaları hafifletir ya da affeder.

-Silahlı kuvvetlere komutanlık eder.

2)HEYET-İ VÜKELA

-Sadrazam ,bakanlar ve Şeyhülislam’dan oluşur.Bu kişileri padişah kendisi seçer,atar,gerektiğinde görevden azleder.Bakanlar Kurulu’nun oluşumunda tek seçici padişahtır ve Bakanlar Kurulu padişaha karşı sorumludur.

-Heyet-i Vükela sadrazam başkanlığında toplanır.Padişahtan izin alarak iç ve dış önemli konuları görüşür.Kararlarını padişah onaylar.

3)HÜKÜMETİN DENETLENMESİ

Bakanlar Kurulu,meclise karşı değil padişaha karşı sorumludur.Göreve başlarken ve görev sırasında güvenoyu öngörülmemiştir.Meclisin gensoru verme yetkisi yoktur.Ancak sınırlı da olsa Heyet-i Mebusan,bakanlara soru sorabilir ve bir bakanın cezai sorumluluğunu harekete geçirip Divan-ı Ali’ye padişah onaylı da olsa gönderebilir.

YARGI ORGANI

Anayasa yargıdan bir erk olarak bahsetmemiş, ^Mehakim^ başlığı altında mahkemelerden söz etmiştir.Yargıyla ilgili hükümler , dönemin Batı Avrupa ülkelerinin anayasaları ile boy ölçüşebilir niteliktedir.

1876 Kanuni Esasinin yargıya ilişkin temel özellikleri;

*Mahkemeler Şeriye ve Nizamiye mahkemeleri olarak düzenlenmiştir.

*Mahkemelerin kendi görev alanına giren davalara bakmaktan kaçınamayacağı,hakimlerin özlük işlerinin yasayla düzenleneceği hükümleri yer almıştır.

*Mahkemelerin bağımsızlığı,hakimlerin azlonulamayacağı,kanuni hakim güvencesi,yargılamanın aleniliği,hak arama özgürlüğü ilkeleri düzenlenmiştir.

Mahkemey-i Temyizden söz edilmiş(yargıtay) fakat açıkca düzenlenmemiştir.

*İlk kez Divan-ı Ali (yüce divan) düzenlenmiştir.

***Yargı alanına ilişkin düzenlemeler ilk kez 1876 Anayasası ile anayasalarımızda düzenlenmştir.

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER

Anayasa ile pek çok temel hak ve özgürlük tanınmıştır.Vatandaşlık hakkı,dilekçe hakkı,kamu hizmetine girme hakkı,genel ve özel eğitim hakkı,basın özgürlüğü,din özgürlüğü,kişi özgürlüğü,kişi dokunulmazlığı,konut dokunulmazlığı,eşitlik ilkesi,eziyet yasağı,işkence yasağı,müsadere yasağı,angarya yasağı gibi temel haklar anayasada yer almıştır.

***Ancak tanınan hak ve özgürlükler ünlü 113. madde hükmü ile anlamını yitirmektedir.

***Düşünce.ifade,vicdan özgürlüğü yer almamıştır.

EKONOMİK DÜZENLEMELER

-Vergiler ancak kanunla konulabilir.Herkes gücüne göre vergi verecektir.

-Divan-ı Muhasebat(Sayıştay) üyeleri padişah tarafından atanırlar.Görevden alınabilmeleri Meclis-i Mebusanın onayına bağlıdır.

-Bütçeyi bir yıllık olmak üzere Meclis-i Umumi kabul eder.

DİĞER DÜZENLEMELER

-İlk kez mahalli idareler ve il idaresiA nayasa ile düzenlenmiştir.

-İllerin Tevsi-i Mezuniyet(yetki genişliği) ve Tefrik-i vezayif (görev ayrımı) esaslarına göre idare edileceği belirtilmiştir.

-Mahalli idare birimi olan belediyeler,anayasal hüküm altına girmiştir.

-İl,liva ve kaza merkezlerinde bulunacak idare meclislerinden söz edilmiştir.

-Olağan üstü yönetim düzenlenmiştir.

-Kanun hükmünde işlem düzenlenmiştir.

KANUNİ ESASİ’NİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kanuni Esasi’ye biçimsel açıdan bakıldığında , anayasal bir monarşi kurulmuştur.Padişahın yetkilerini sınırlandırabilecek bir anayasa ilan edilmiş ve padişahı tek erk olmaktan çıkaran ,halkın seçtiği temsilcilerden oluşan bir meclis oluşturulmuştur.

Ancak içerik açısından bakıldığında ,Knuni Esasi yürütme yetkisini Padişaha ait sayan geleneksel ve monarşik anlayışı devam ettirmiş,yasama organı üzerinde Padişaha çok geniş yetkiler tanımıştır.Hükümet biçimi olarak sistem parlamentoludur,ancak parlamenter değildir.Zira mutlak monarşi sisteminde Kuvvetler Birliği söz konusu iken , meşruti monarşide kuvvetler ayrılığı söz konusudur.Sistemin merkezi yine padişah olmuştur.Bundan dolayı Kanuni Esasi, gerçek bir meşrutiyete geçişi değil ama mutlak monarşiden çıkışı ifade eder.

MECLİSİN TATİL EDİLMESİ

 

-Meclis 20 Mart 1877 yılında açılmış ve ilk toplantısını yapmıştır.56 toplantıdan sonra meclis 2. Abdülhamit tarafından 28 Haziran 1877’de feshedilmiştir.Her ne kadar Anayasada seçimlerin 4 yılda bir yapılacağı hükmü yer almışsa da ,meclis feshedildiği için 1877 yılında ikinci kez seçimler yapılmış ,13 Aralık 1877’de  meclis toplanmıştır.

-Meclis,yetkilerinin kısıtlı olmasına rağmen , Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 harbi) kötü yönetildiği gerekçesi ile meclisin asker-sivil yetkilileri,padişahı ağır bir dille eleştirmiş,meclisin haklarını,özgür tartışma ortamını savunmuştur.Mebusların eleştirici tutumu padişahı tedirgin etmiştir.Meclisle paşalar arasında da ciddi tartışmalar yaşanmıştır.Kanuni Esasi düzeni yalnız padişahı tedirgin etmemiş,içte ve dışta siyasal,toplumsal,diplomatik tepkiler gösterilmiştir.

-Bu durum karşısında kuşkuya düşen 2. Abdülhamit ,14 Şubat 1878’de tatile giren Meclis’i bir daha toplantıya çağırmamış,böylelikle 1. Meşrutiyet dönemi sona ermiştir.Mecli-i Umuminin ortadan kalkmasından sonra Kanuni Esasi hukuken değilse bile , fiilen hükümsüz kalmıştır.1908 yılına kadar 2. Abdülhamid’in dirayetli ve usta iradesiyle Osmanlı Devleti son dönemlerde zor ve kritik süreçlerden geçmiştir.

        2. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

Yukarıda anlatılan Mecli-i Umumi’nin kapatılmasından sonra ,2. Abdülhamit’e karşı askerlerin ve sivillerin yoğun bir muhalefeti ve gizli örgütlenmeleri başlamıştır.Jön Türkler adı verilen muhalefetin ilk örgütü İttihad-i Osmani’dir.(1889)

İttihad-i Osmani Cemiyeti1895’te Paris’te bulunan Ahmet Rıza ile temasa geçmiş ve adı değişerek İttihad ve Terakki Cemiyeti adını almıştır.

İttihad ve Terakki 23 Temmuz 1908’te Hürriyet ilan etmiştir.Aynı gün Abdülhamit,Meclisi toplantıya çağırmış,Kanuni Esasi yeniden yürürlüğe girmiştir.2. Meşrutiyet dönemi başlamıştır.

Her iki meşrutiyetin ilanını hazırlayan pek çok etken olmakla birlikte 1. Meşrutiyet’te Genç Osmanlı’lar ,2. Meşrutiyet’te İttihad ve Terakki Fırkası etkin rol oynamıştır.

Kasım-Aralık 1908’de seçimler yapılmıştır.Seçimlere ,İttihat ve Terakki Fırkası ile Osmanlı Ahrar Fırkası katılmış,seçimleri İttihat ve Terakki listeleri kazanmıştı.

Zamanla İtttihak ve Terakki’ye karşı muhalefet artmış eski düzeninin gelmesini isteyen bir akım oluşmuş ve İstanbul’da  31 Mart Vakas’sı olarak bilinen ayaklanma çıkmıştır.Ayaklanmayı Selanik’ten gelen Hareket Ordusu bastırmıştır.

***Hareket Ordusu’nun müdahalesi ,silahlı kuvvetlerin siyasal iktidara ilk doğrudan müdahalesidir.

Ayaklanmanın ardından toplanan meclis , Abdülhamit’in tahttan indirilmesine ,Mehmet Reşat’ın tahta çıkarılmasına karar vermiştir.

1909 ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ

Değişikliğin özü, monarşinin gerçekten sınırlandırılmasıdır.Anayasal sınırlı monarşiye geçilmiş ve parlamenter hükümet sistemi kurulmuştur.

-Meclis üyelerinin yasa teklif etmek için Padişahtan izin almalarına dair hüküm kaldırılmıştır.Meclislerce kabul edilen yasayı Padişah onaylamayıp tekrar göderdiğinde, Meclis 2/3 çoğunlukla ısrar ederse Padişah artık yasayı onaylamak zorundadır.Yani Padişahın mutlak veto yetkisi,geçiktirici ve güçleştirici veto yetkisi haline gelmiştir.

-Padişahın,Meclisi feshetme yetkisi sınırlandırılmıştır.Fesih kararı ,Ayan meclisininde onayının alınması ve 3 ay içinde seçim yapılması şartıyla verilecektir.

-Bakanlar Kurulu artık Padişaha karşı değil,Meclis-i Mebusan karşı sorumludur.Meclis Bakanlar Kurulunu güvensizlik oyuyla düşürebilecektir.Bu sorumlulukta Bakanlar Kurulu müştereken , bakanlar bireysel olarak sorumlu olacaktır.

-Karşı-imza kuralı getirilmiştir.Padişahın karalarının altında Sadrazam ve ilgili bakanın da imzası bulunacak ve kararlardan sadrazam ile ilgili bakanın da imzası bulunacak ve kararlardan sadrazam ile ilgili bakan sorumlu olacaktır.Parlamenter sistemlerde olduğu üzere , yürütme iki başlıdır.Yürütme yetkisinin asli unsuru Bakanlar Kurulu aynı zamanda sorumlu kanattır.

-Padişahın 113. Madde kapsamındaki sürgün etme yetkisi kaldırılmış,basında sansür yasaklanmış,toplantı ve dernek kurma hakkı getirilmiş,haberleşmenin gizliliği kabul edilmiştir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.