Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Gök Gürültülü

Sözlü Mülakatlarda Nasıl Davranılmalıdır?

23.10.2018
295
A+
A-

Sözlü mülakatta nasıl davranmalıdır? Sözlü mülakatlarda nasıl davranmak gerekir?

 

Bu köşe yazımda onlarca kez sözlü mülakata girmiş biri olarak sizlere izlenimlerimi ve tecrübelerimi aktarmak istiyorum. Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz üzere kamu personeli alımlarının hemen hemen hepsi sözlü mülakat aşamaları ile son bulmaktadır. Yıllarca okuyup çabaladıktan sonra KPSS adlı bir sınava girersiniz.Çünkü her insan verdiği emeklerin karşılığını almak, okuduğu bölümden atanmak ister. Tabi özellikle memur olabilmek için sadece KPSS’ye girmek yeterli değildir. Heleki İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat veya İşletme fakültelerinden mezunsanız ayrıca birde kurum sınavları sizi beklemektedir. Bunla da bitmiyor tabi. Bunların hepsini başarıyla geçerseniz sözlü mülakata girmeye hak kazanmışsınız demektir. Yani baştan sayacak olursak, ilköğretim ve lise yıllarından sonra girdiğiniz üniversite sınavının akabinde üniversite yıllarını başarıyla bitirdiyseniz, KPSS sınavını da güzel bir puanla atlattıysanız, kurum sınavı aşamasını da geçtiyseniz sözlü mülakat yolu görünmüş demektir.

Peki Sözlü Mülakat Sınavlarında Nasıl Davranmalıdır?

 

Sözlü mülakat sınavlarına giren adayların hemen hemen hepsinin aklına gelen ilk sorulardan biri nasıl davranmak gerektiği olsa gerek. Her kurumun yaptığı mülakat heyetleri farklılık gösteriyor olsa da karşımızdaki kurula kendimizi kanıtlamamız gerektiği düşüncesi ister istemez insanı heyecanlandırmaktadır. Aslında hepimiz heyecan yapmanın mülakatı olumsuz etkileyeceğini bilmekteyiz, hatta heyecan yapmamak için çeşitli yollara başvurmaktayız. Zaten sözlü mülakat aşaması öncesi çevremizde yer alan herkesin ağzında olan tek cümle ” Sakın heyecan yapma ” cümlesidir zannımca. Evet heyecan yapmamamız gerektiğini başta mülakata girecek adaylar olmak üzere herkes biliyor. Biliyor da, bu durumu aşmak biraz çaba istiyor. Sorudan çok uzaklaşmadan ilk vermek istediğim mesaj anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Bu yazıyı okuyan değerli kardeşlerim, eğer mülakat yolcusu iseniz ve mülakatta nasıl davranmak gerekiyor sorusuna cevap arıyorsanız, bu sorunun  ilk cevabı heyecan yapmayın olacaktır. Heyecan yapmamamız gerektiğini bizde biliyoruz bunu nasıl aşarız onu söyle, dediğinizi duyar gibiyim. Açıkçası bu durum kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte sizlere bir numaralı tavsiyem kendinize olan inancınızı kendinize kabul ettirmelisiniz. Şöyle ki o kapıdan içeri girdikten sonra ”kazanamazsam her şey biter, kesinlikle kazanmalıyım” modunda olmaktan ziyade ” kazanırsam daha iyi olur fakat kazanamazsam da ben rızkımı başka yerden de kazanabilecek güce ve azme sahibim” inancı içerisinde olun. Eğer bu fikirde içeri girerseniz ve bu rahatlıkta olursanız heyecanınızın bileğini bükmüşsünüz demektir. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki komisyon üyeleri her ne kadar yüksek rütbeli veya makam sahibi insanlar olsa da cümle içerisinde de belirttiğim gibi onlar da birer insan. Nasıl ki yoldan geçen bir insanın adres sormasına rahatlıkla cevap verebiliyorsak veyahut otobüs yolculuğunda yaşlı bir amcanın sorularına muhabbet eşliğinde rahat cevaplar veriyorsak komisyon üyelerinin de karşısında bu rahatlıkta olmalısınız. Olmalısınız ki mülakatın seyri olumlu yönde ilerlesin. Zira heyecan yapan biri karlı yola zincirsiz çıkan biri gibidir. yolun gidişatını kesinlikle kestiremezsiniz. Tabi bunlar da yetersiz geliyor ve ben heyecanıma engel olamam diyorsanız, arkadaşlarınızdan rica ederek bir heyet oluşturmalarını sağlayın ve mülakat için prova yapın. Katkısı olacaktır. Ayrıca toplum önünde konuşmaya alışkın değilseniz küçük çaplı topluluklar içerisine girerek sık sık konuşmalara katılın ve sizi dinlemelerini sağlayın. Böylece yavaş yavaş bu duruma alışacaksınız. Mülakatta heyet karşısına çıktığınızda ne kadar katkı sağladığını görebilirsiniz.

Heyecan konusunu hallettiyseniz eğer geriye pek de birşey kalmamıştır aslında. Yazının girişinde de belirttiğim gibi defalarca sözlü mülakata kalmış ve sonunda başarmış biri olarak şunu söylemeliyim ki her şeyin temelinde kendinden emin ve heyecan içermeyen tavırlar komisyon için önem arz etmektedir. Evet genel kültür sorularına çalışın, eğer alanınızdan bir mülakata girmişseniz alan konularınıza mutlaka çalışın ve alan bilgilerinize hakim olun, güncel konular hakkında bilginiz olsun. Bunlar önem arz eden durumlardır. Fakat bunların hepsine hakim olsanız dahi eğer konuşmanızla, jest ve mimiklerinizle, duruşunuzla, temizliğe verdiğiniz önemle ve en önemlisi giyiminizle komisyonun dikkatini çekmediyseniz yukarıda saydığımız sahip olduğunuz bilgilerin hiçbir hükmü kalmıyor. Çünkü sadece bilgiye dayalı alımlar yapılsaydı eğer mülakatlı sınavlardan ziyade ÖSYM merkezi sistem aracılığıyla en yüksek puan alan adayları atanır ve mülakat külfeti gibi bir durum söz konusu olmazdı.

Tabiki hem bilgili olup hemde mülakat esnasında dikkat edilmesi gereken durumlara gerekli hassasiyeti göstermenize rağmen mülakattan elenebilirsiniz. Fakat şuna emin olabilirsiniz ki eğer yukarıda saydığım durumlarda başarı gösterdiyseniz ki bence en önemlisi mülakat esnasında kendinizden emin tavırlarla komisyon üyeleri ile konuşabildiyseniz o mülakattan elendiyseniz bile azminiz daha çok artıyor. Bir dahaki sınavı veya daha sonrasını kazanabileceğinize inanıyorsunuz. ” Çünkü ben elimden geleni yaptım ve kazanmayı hak ettim fakat komisyon üyeleri beni tercih etmedi. olsun diğer mülakatta başaracağım.” diyorsunuz.

Mülakkatta can alıcı konulardan biri muhakkak ki ellerin nasıl durması gerektiğidir. Tahmin edebiliyorum bir çoğunuz merak ediyorsunuz kurulun karşısında ellerin nasıl tutulması gerektiğini. Ben ellerimi önde bağlamayı doğru bulmuyordum, ki hiçbir zaman kimsenin karşısında ellerimi önümde bağlamadım. Rahat komutunda olduğu gibi arkada tutmayı da kurulun saygısızlık olarak algılamasını istemediğim için en iyisi hazır ol komutu alan bir askerden ziyade ellerimi rahat bir şekilde yan tarafa indirmek olduğunu düşündüm ve tüm mülakatlarımda öyle yaptım. Zaten konuşma başladıktan sonra el hareketleri ile konuştuğum için pek de durmadı el ve kollarım. Birde sandalye varsa ve oturmaya başladıysanız ellerin nasıl durması gerektiği konusu kendiliğinden ortadan kalkmış oluyor.

Sözlü mülakatlarda nasıl giyinmelidir?

 

Giyim konusuna da kısaca değinmek istiyorum. Erkek ve bayan arkadaşlarım takım elbise giymek artı puan katar hanenize. Fakat takım elbise olmadan da kazanan birçok arkadaşa rastladım. Yeterki giydiğiniz kıyafetler memur adabına uygun, temiz ve mümkünse ütülü olsun. Erkek arkadaşlar için ek olarak sakal ve bıyık konusuna değinmek istiyorum. Bıyık kesmek zor bir durumdur açıkçası. Eğer askeri bir mülakat değilse bıyıklarınız kalabilir ama tavsiyem mülakata girecek herkesin sakallarını kesmesi doğrultusundadır.

Özetleycek olursak değerli kardeşlerim; öncelikle kurulun karşısına kendinizden emin ve heyecan olmayan bir nidayla hafif bir tebessümle çıkın ve (benim tercihim) başınızı hafifçe sallayarak kurulu selamlayın. Tabiki farklı bir selamlama yönetimi de kullanabilirsiniz. Eğer salonda bir sandalye varsa oturmayın, komisyon üyelerinden oturabilirsin komutunu bekleyin ki kurula saygısızlık gibi görünmesin. Kurulu selamladıktan ve sandalyeye oturduktan sonra kurulun size soru sormasını bekleyin. Ki genellikle kendini tanıt diyerek işe koyulurlar. Akabinde güncel veya alandan gelecek olan soruları yanıtlamaya başlayabilirsiniz. Sorulan soruları bilmiyorsanız endişelenmenize gerek yok. Bilmediğinizi net bir tavırla ifade edin. Heyecan veya endişeli değil, net bir şekilde bilmiyorum demenizi öneriyorum. Hatırlamaya çalışarak veya uzun süre bekledikten sonra yarım yamalak cevap vermektense kendinizden emin bir tavırla bilmiyorum demeniz komisyonun nezdinde size bir fırsat vermek gerektiği düşüncesini doğuracaktır. Ve farklı bir soru daha sorarak belki bir belki birkaç şans daha vereceklerdir. Kendinizi tanıttınız, sorulara cevap verdiniz hatta komisyon üyeleri sizle hoş bir sohbet havası içerisinde konuştular uzunca. Artık gitme vakti yaklaşıyor. Genellikle kurul başkanı ismen hitap ederek peki çıkabilirsin diyerek mülakatı sonlandırır. Bazen kurul başkanının veya üyelerinin tavırlarından kazanıp kazanmadıklarını anlayabilirsiniz. Bazen ise hal ve hareketleri, bakışları, mimikleri ser verir sır vermez komisyon üyelerinin. Çıkabilirsin komutunu aldıktan sonra girişteki gibi hafif bir tebessümle komisyonu selamlayıp çıkmanız yeterli olacaktır.

Bende ilk mülakat tecrübemden önce internette bayağı dolanmıştım. Acaba nasıl davranmalıyım mülakatta diye. Efendimli konuş diyenler mi dersiniz, çıkarken geri geri çık diyenler mi… Aşırı robotlaşmak kurulun gözünde size eksi puan verir zannımca. Doğal olmak en iyisidir. Dışarda nasılsanız orda da öyle olun ki heyecan denen illet uğrayamaz olsun yanınıza. Tabiki rahatlığınız ve doğallığınız devlet ve memur adabı içerisinde olmalıdır.

Mülakata girecek arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. Umarım verdiğiniz emekler boşa çıkmaz ve hayallerinize tez vakitte ulaşabilirsiniz.

Sözlü Mülakatlarla İlgili Diğer Yazılarımızı İncelemek İster Misiniz?

Kaymakamlık Mülakat Soruları

İDARİ HAKİMLİK ÇIKMIŞ MÜLAKAT SORULARI

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.