Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Türkçe Konu Anlatımı ” Sözcükte Anlam ”

14.10.2018
182
A+
A-
SÖZCÜKTE ANLAM
Tek Anlamlılık: Tek bir kavramı karşılayan, başka anlamlar kazanmayan sözcüklerdir.
Örneğin; kalem, kitap, kiremit
Çok Anlamlılık: Bir sözcüğün temel anlamının yanında yeni kavramları da karşılayacak durumda olmasıdır.
Örneğin;
Dilek havuzuna para attık. (tutup fırlatmak)
Mahkemeyi iki ay sonraya attılar. (ertelemek)
Yaz gelince kazakları attık. (kaldırmak, kullanmamak)
Sınav konularını sana mesaj attım. (göndermek)
NOT: Çok anlamlılıkla sesteşlik karıştırılmamalıdır. Sesteş sözcükler birbirinden tamamen farklı anlamlara gelir. Yazılışları aynı ancak anlamları farklıdır. Çok anlamlı sözcüklerde ise anlam ilgisi devam eder. Birbirleriyle uzak da olsa anlam ilgileri vardır. Yukarıdaki örnekte atmak çok anlamlıdır. Çünkü anlam ilgisi devam etmektedir.
Örneğin; kır kelimesi; 1. anlamı kırmak, 2. anlamı beyaz saç, 3. anlamı çimenler. Anlam ilgisi olmadığı için sesteştir.
Gerçek Anlam (Temel Anlam): Bir sözcüğün aklımıza gelen ilk anlamıdır, sözlük anlamıdır.
Yan Anlam: Bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan kazandığı yeni anlamlardır.
Mecaz Anlam: Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı anlamdır. “Etek ” kelimesini ele alırsak; giyilen etek gerçek anlam, dağın etekleri (görsel olarak eteğe benzediği için) yan anlam, etekleri zil çalmak (böyle bir şey mümkün olmadığı için, gerçekle hiç ilgisi olmadığı için) mecaz anlamdır.
Örneğin; göz kelimesi;
1. Televizyon izlemekten gözlerim ağrıdı.
2. Anahtarları çekmecenin gözüne koydum.
3. Yıllardır gözümde tütüyorsun.
1. cümlede gerçek anlamda göz yani organ anlamında kullanılmıştır.
2. cümlede yan anlamda kullanılmıştır. Çekmecenin gözüyle açılıp kapanması açısından benzerlik ilişkisi vardır.
3. cümlede mecaz anlamlıdır. Gerçek anlamla hiçbir ilgisi yoktur. Deyimler genelde mecaz anlamlıdır.
Somut ve Soyut Sözcükler
Beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan sözcüklere somut, beş duyu organımızla algılayamadtığımız ama var olduğuna inandığımız kavramları karşılayan sözcüklere soyut sözcükler denir.
somut sözcükler: ev, kitap , ağaç , rüzgar , hava
soyut sözcükler: hayal , sevinç , rüya , öfke
Somutlaştırma (Somutlama)
Soyut bir kavramı, somut bir sözcükle anlatmaktır. Benzetmeden yararlanılır.
Örnek: Yine hayallerim suya düştü.
*Hayal kelimesi normalde soyut bir kavramdır ancak burada suya düşebilen somut bir varlıkmış gibi anlatılmıştır. Yani somutlama yapılmıştır.
Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler: Yazılışları aynı anlamları farklı olan sözcüklerdir.
Örnek: kır, yüz, dolu, çay
Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler: Yazılışları farklı anlamları aynı olan sözcüklerdir.
Örnek: konuk- misafir, ıslak-yaş, vatan-yurt
Zıt (Karşıt) Anlamlı Sözcükler: Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.
Örnek: genç-ihtiyar, gece-gündüz
NOT: Olumsuzluk, zıtlık değildir.
*Tatlı sözcüğünün zıttı acı, olumsuzu ise tatsızdır.
*Sağlıklı sözcüğünün zıttı hasta, olumsuzu sağlıksızdır.
*Ağlamak sözcüğünün zıttı gülmek, olumsuzu ise ağlamamaktır.
NOT: Bazı sözcüklerin cümle içindeki kullanımlarına göre zıt anlamları değişebilir.
Ak akçe kara gün içindir.
*Bu cümlede “kara gün” kötü gün anlamında kullanılmıştır. Yani buradaki “kara” sözcüğünün zıttı “beyaz” değil “iyi” olmalıdır.
Bu ince davranışın için teşekkür ederim.
*Bu cümlede “ince” nazik anlamında kullanılmıştır. O yüzden bu cümledeki “ince”
sözcüğünün zıttı “kalın” değil “kaba” olmalıdır.
Terim Anlamlı Sözcükler
Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan sözcüklerdir.
*Bilim, sanat, meslek dallarının isimleri terim değildir.
sıfat, özne, tümleç – Türkçe
açı, dörtgen – matematik
perde, suflör – tiyatro
Yansıma Sözcükler
Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşmuşlardır.
Örnek; vızıltı, pat, güm güm, şırıltı
NOT:  Ses taklidi olmayanlar yansıma sözcük değildir.
Örnek, parıltı, ışıltı
İkilemeler
güçlü kuvvetli, şan şöhret, sorgu sual (eş anlamlı sözcüklerin kullanılmasıyla oluşmuştur)
abuk sabuk, ıvır zıvır, eçiş bücüş (ikisi de anlamsız sözcüklerle oluşmuştur)
akıl fikir, yalan yanlış, eş dost (yakın anlamlı sözcüklerle oluşmuştur)
hızlı hızlı , yavaş yavaş, acı acı ( aynı sözcüğün tekrarı ile oluşmuştur)
eğri büğrü, çoluk çocuk, yırtık pırtık (biri anlamlı biri anlamsız söcüklerle oluşmuştur)
Nitel ve Nicel Anlamlı Sözcükler
Sayılabilen, ölçülebilen özellikler nicelik; sayılamayan, ölçülemeyen özellikler nitelik bildirir.
üç kilo elma – nicelik
lezzetli elma – nitelik
on kişilik sınıf – nicelik
çalışkan sınıf – nitelik
Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler
Anlam olarak daha geniş kapsamlı olan sözcükler genel, anlamı daha dar kapsamlı olan sözcükler özeldir.
Örnek;
bitki – çiçek – papatya (genelden özele)
kedi – hayvan – canlı – varlık (özelden genele)
Dolaylama
Bir sözcükle karşılanabilen bir kavramı birden çok sözcükle ifade etmektir.
Hayat arkadaşı (eş)
Ege’nin incisi (İzmir)
Bacasız sanayi (turizm)
Beyaz altın (pamuk)
File bekçisi (kaleci)
Derya kuzusu (balık)
Güzel Adlandırma
İnsanlarda olumsuz duygular uyandıran kelimeleri daha güzel kavramlarla anlatmaktır.
Son yolculuk (ölüm)
İşitme engelli (sağır)
Tahta at (tabut)
Ad Aktarması
Bir sözcüğün benzetme amacı güdülmeden başka bir sözcük yerine kullanılması.
Örnek; Uçak az önce Ankara’ya iniş yaptı. (hava alanına )
Örnek;  Bütün mahalle sabaha kadar uyumadı. (mahalledeki insanlar)
Deyim Aktarmaları
1) Doğadan İnsana Aktarma
Örnek; Sınavı kazandığını duyunca sevinçten havalara uçtu.
*Uçmak kuşlara ait bir özelliktir, insana aktarılmış.
Örnek;Aslanım, bunu başarabilirsin!
*Aslan doğada bir canlıdır, insana güçlü olma özelliği aktarılmıştır.
2) İnsandan Doğaya Aktarma
Örnek; Yaralı bir gemi, hırçın denizin dalgalarında kayboldu.
NOT: Kişileştirme aynı zamanda insandan doğaya aktarmadır. Hırçın olmak insana ait bir özelliktir, doğaya aktarılmış.
3)Doğadan Doğaya Aktarma
Örnek; Karlar uçuşuyordu gecede, rüzgarlar uluyordu camlarda.
*Uçmak kuşlara aittir karlara aktarılmış; ulumak köpeklere aittir, rüzgara aktarılmış. Hepsi doğada olan şeylerdir, birbirlerine aktarılmış.
4)  Duyular Arası Aktarma
Örnek; Yumuşak sesiyle salondakileri büyüledi.
*Yumuşak dokunma duyusuyla ilgilidir, ses duyma ile ilgilidir. Yumuşak olmak sese aktarılmıştır.
Örnek; Sokaktan acı bir çığlık duyuldu.
*Acı tat alma ile ilgilidir, çığlık duyma ile ilgilidir. Çığlık acı olarak verilmiştir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.