Site Rengi

DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Ülkemizin Geleceğini Karanlığa Gömmek İstediler

20.10.2018
137
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır Stadyumu’nda yaptığı konuşmasında; ”Bundan birkaç yıl önce kimi şehirlerimizde bazı mahallelerde çukurlar kazarak, ülkemizin geleceğini oraya gömmek istediler. Biz de bu abideleri diktik. Onlar çukur kazdılar, biz ise bu abideleri diktik.” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın  Diyarbakır konuşmasından satırbaşları:

Diyarbakır Gençlik Festivali’nin bölgemiz, ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Emeği geçen bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, Diyarbakır Valiliğimizi, Okçular Vakfımızı tebrik ediyorum.

Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleştirilen gençlik festivalinin Ekim ayında Diyarbakır’da tekrarlanıyor olmasını anlamlı bir tercih olarak görüyorum. sanat, kültür, eğlence ve daha çok etkinliğin içinde yer aldığı bu festivalin, Diyarbakır’ın değişen yüzü olacağına inanıyorum.

Bizim Diyarbakır sevgimiz öyle lafta değildir. Biz Diyarbakır’ı istismar etmek değil, imar etmek için, huzura kavuşturmak için çalışıyoruz. Bu yıl üçüncü defa Diyarbakır’a geliyor, sizlerle kucaklaşıyoruz.

BU GENÇLİK DİYARBAKIR’IN VE ÜLKEMİZİN GELECEĞİDİR

Diyarbakır’ın her meselesini takip ediyoruz. Hele konu Diyarbakırlı gençlerimiz olduğunda elimizde ne gelirse yapmayı boynumuzun borcu olarak kabul ediyoruz. Bugün burada gençlerimizle birlikte olmanın gücümüze güç kattığını, mücadele azmimizi bilediğini hissediyoruz. Çünkü biz bugün burada karşımızda Selahaddin Eyyubi’nin torunlarını görüyoruz. Biz burada Fatih’in evlatlarını görüyoruz. Çünkü biz, bugün burada karşımızda Asım’ın neslini görüyoruz. Çünkü biz bugün burada karşımızda, ‘zaman bendedir ve mekan bana emanettir’ şuurundaki bir gençlik görüyoruz. Bu gençlik ki peygamberlerin, sahabelerin, kültür sanat insanlarının şehri Diyarbakır’ın ve ülkemizin geleceğidir.

Bu gençlik ki umudumuz, ümidimiz her şeyimizdir. Gençler Diyarbakır’ın ve 80 vilayetimizin tüm gençleri bu büyük sorumluluğu üstlenmeye hazır mıyız? Kendimizi her alanda en iyi şekilde yetiştirmeye hazır mıyız? Bayrağımızı indirmek, ezanımızı susturmak, istikbalimizi karartmak isteyenlere günlerini göstermeye hazır mıyız? Bu ülkenin hepsini, 81 milyonun tamamını kucaklayarak yolumuza devam etmeye hazır mıyız?

KILICINIZ KESKİN OLACAK Kİ VATANIMIZA GÖZ DİKENLERE FIRSAT VERMEYESİNİZ

Bu gençlik yanımızda oldukça ulaşamayacağımız hedef, galip gelemeyeceğimiz mücadele yoktur. Bir ülkenin kuruluşu ve geleceği kılıçla, kalemin ucundadır. Kılıcınız keskin olacak ki vatanınıza göz dikenlere fırsat vermeyesiniz. Kaleminiz güçlü olacak ki nesillerinizi geleceğe hazırlayabilesiniz. Türkiye, hem kendini savunmanın hem geleceği inşa etmenin çabası içindedir. Her iki konuda da çok önemli mesafe kat ettik.

ADI VE İDDİALARI NE OLURSA OLSUN

Bundan birkaç yıl önce kimi şehirlerimizde bazı mahallelerde çukurlar kazarak, ülkemizin geleceğini oraya gömmek istediler. Biz de bu abideleri diktik. Onlar çukur kazdılar, biz ise bu abideleri diktik. Diyarbakır halkı devletinin yanında dimdik durdu ve teröristleri hüsrana uğrattı. Sınırlarımız içinde başaramadıklarını dışarda yapmaya çalıştılar. Ona da izin vermedik. Bölgemiz üzerinde hain emelleri olanların maşalığını yaparak bu halka hizmet edilemez. Adı ve iddiaları ne olursa olsun, tüm terör örgütlerinin ipinin ucu aynı yere çıkar. Benliklerini 1 dolara Amerika’daki şarlatana satan FETÖ’cüler ve islam adına Müslümanları katleden DEAŞ’lılar ile, kendi ülkesine kurşun sıkan bölücü teröristlerin hiçbir farkı yoktur. Dinimizin değerlerini istismar ederek, Kürt kardeşlerimizin adını istismar ederek savaş açanların gerisindeki silüet aynıdır. Türküyle, kürdüyle, lazıyla, çerkeziyle, süryanisiyle, arabıyla, balkan veya Kafkas göçmeniyle vatandaşımızın tek bir devleti vardır, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.